12 Mart 2010 Cuma

içsel haykırışların dışsal pöykürüşü

Kedilerdeki "mart" sendromunu anlıyorum da insanlardaki, mart geldi heyo bahar geldi, olayını hala anlamış değilim.
Bunun sebebi sanırım ilkokulda hani sınıfta en arkadaki kocaman uzun panoya asılan mevsimler ve aylar tablosu. Mart aynı ilkbaharda gören arkadaşlar hala daha bunu böyle sanmakla birlikte her güneşi gördüğünde çoşmaktalar. Oysa ki unutmayalım ki mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır canlarım ciğerlerim. jsfdkjfhdgdfgdlk.

Şu haftanın ne kadar boş ve anlamsız geçtiğini, bunlar yetmezmiş gibi bir de üstüne bu hafta sonu burada olacağımı ve en fanası sevgilimi çok özlediğimi biliyor musunuz ?

Bu aralar çok uzun zamandır görüşmediğim arkadaşlarım benle iletişime geçer oldular. Aradan uzun seneler geçmiş olmasına rağmen herşeyin bu denli güzel olması süper.

Uzun zamandır görüşmediğim arkadaşlarımın yanı sıra bir de uzun yıllardır arkadaşım olup bu ara mesafe koyduğum insanlar var. Çelişkilerle doluyum dimi ? (:

Bazen birşeyleri düzeltebileceğimi bildiğimiz halde karşı taraftan bekleriz ya, karşı taraf da aynı şey bizden beklendiğini bildiğimiz halde inatla düzeltmeyiz ya hatalarımızı, sorunlarımızı işte o zaman illet oluyorum.

Başkalarını üzmemek adına "yapmadığım şeyler" beni git gide daha çok üzüyor.

Ve ders çalışmayı her ertelediğim gün kendime daha fazla kızıyorum.



İyi hafta sonları. (:

p.s. Ces, özledim seni.

9 Mart 2010 Salı

the oscar goes to.

Oscar'larda belli olduğuna göre izlenecek filmlerimiz belli oldu demektir. Yuuppi ! (:
Oscarlar için uzun uzadıya, sanat eleştirmeni tadında bir yazı yazmayı ne kadar çok isterdim bilemezsiniz.sldfjdsfjdlş.

8 Mart 2010 Pazartesi

bitmeyen istekler.

Çok istersen olur derdiniz ya hani, ya da zamana bırak zaten olur diye avuturdunuz ya beni gidip gelip. Çok zaman geldi geçti ben hala çok istiyorum ama tek fark var bu sefer benliğimiz ortaya koyuyorum. Hadi artık olacaksa olsun şu çok istediklerim.
Çünkü artık çok sıkıldım beklemekten.
Ertelemekten.

5 Mart 2010 Cuma

05032010

Hafta ortası eve gelmek, haftanın bitmesini istemezken cuma gününün de son demlerine gelmek.


Ne güzel gruptur Devics, ve ne güzel şarkısıdır in your room.









Videosunu bulamadım, ( bildiğim kadarıyla yok zaten.) müzik ekleme zımbırtılarıyla da uğraşmak istemedim o yüzden youtube'da bulduğum bu video iş görür sanırım.



Herkese iyi hafta sonları ^^,

4 Mart 2010 Perşembe

günlük baaabında. (:

Bundan nerden baksam 1 ay önce falandı kuzenim bir arkadaşından THY'nın "kabin amiri" başvurularının başladığını duymuş ve direkt bana söyledi. Ya bilmem ki ben yapamam ki derken kendimi havayollarının sitesinde başvururken buldum. 4 Mart tarihine randevu aldım.
Mülakatı bu kadar ciddiye aldığımı anlamam dün gece saat 10 buçuk sıralarında nöbetçi ezcanelerde saç boyası ararkenki vakitlere denk gelir.
Elimde renk kartelası bu mu bu mu derken,
"bu koyu kahve ne kadar kahve ?! " diye uçubik cümleler kurarken boyayı alıp kuzenime gidip saçımı boyadığımda bu mülakat işi için gözümün ne kadar döndüğünü ve saçlarımdaki pembelerden sadece ufacık bir tutamını saklarken "ulan ya olursa ?" diye düşünüp duruyordum.
Saçlarımı yıkadığımda beklediğimden daha koyu bir kahve hatta siyah olmasından sonra şok olduğum ve banyoda çığlık attığım doğrudur.
Ulan manyak gibi saçımı 5-6 sefer sampuanladım, boya akar diye. ( umutsuz vaka )
Saçımı boyamamdaki asıl amaç saç uçlarımdaki açık kahve ve sarımsıya yakın yerlerdi.
Sabah uyandığımda uyanıp da saçlarımı öyle bulunca " hassiktirrr rüya değilmiş lan ! " diyip kendimi kuaföre attım. Saç, baş, kaş derken saçlarım için bişiler yapabilir mi diye kuaföre sorduğumda 1 ay beklemem gerektiğini söyledi.
Ordan çıktım eve gittim hazırlandım Levent'ten Yeşilköy havaalanına gittim !
3saate yakın süren ve "olumsuz" sonuçlanan mülakatımdan pek bişey bahsetmek istemiyorum. Ama cidden torpilin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk !
( THY'nın hosteslik başvurusuna gidicek olanlar varsa tiyolar verebilirim, bilgilerinize. (: )
Olumsuz sonuçlandığını öğrendikten sonra havaalanında öyle iş imkanları buldum ve başvurdum ki, okulumun bittiği an gelmemi söyleyen yerler buldum. Hani derler ya, Allah bi kapıyı kapattıktan sonra başk bi kapıyı açarmış, valla öyle lan. (:
Okul şu bu var daha önümde. Bugün hiç düşünmeyeceğim şeyler düşündüm eve gelene kadar. Şöyle mi yapsam acaba cidden iyi olur mu bilmem ne derken eve geldim.
Eve geldiğimde babamın ve anneannemin iyi ki olmamış tepkileri annemin de boşver kızım takma diye telkin etmesinden sonra üstümdeki anlam veremediğim yük kalktı ya nasıl mutluyum nasıl mutluyum. (:


baba : Seda senin saçında bişey var çözemiyorum. Aaa boyatmışsın.
ben : baba sakin nolur gözüm zaten alışmadı.
baba : çok güzel olmuş.

Tepkisinden en çk korktuğum insanın böyle demesi.
Seviyorum seni.

Biraz günlük biraz saçmalama modunda yazdım iyi de geldi böyle yazmak. Eskisi gibi günlük mü yazsam.

İyi geceler ^^,