En son ne zaman 3 gün üst üstte yazı yazdım acaba? Sanırım daha önce hiç olmadı bu!
Ben bugün Sev'in "Acil ofise gel, anlatmam gerekenler var." cümlesi üzerine kalktım yanına gittim ve şunlarla karşılaştım :
Twitter'ın bana kazandırdığı bir tanecik dostum bana süpriz yapmış ve bu şalı almış! Renkleri şahane! Özellikle kışın şallar benim vazgeçilmezdir! Hele ki siyah ve mavi şallarımı çıkarmak bilmem. Ben bunu takmaya kıyamam. :) Nasıl teşekkür edeceğimi bilemedim ya. Eşek herif! (:
Yves Rocher'ın narlı ürünlerini ise Sev almış! YR hakkında konuşurken benim oradan aldığım hiçbir ürünüm yok diyince bunları almak içinden gelmiş!
Yılbaşında 10günden fazla var ve ben hediyelerimi almaya başladım. Kehkeh! :)
18 Aralık 2012 Salı
17 Aralık 2012 Pazartesi
Ben bugün...-2
Ben bugün Ali Sami Yen Sokak'ın oralardan geçip giderken üzülüp sonrasında ışıkları kapalı sınıfta tanımadığım etmediğim insanları bastım. kfngfdklgnklgndkg
Suç benim. Vaktim var bari gidip geçen haftanın notlarını okuyayım diye neden sınıfa çıktım ki git bi kafede otur di mi?
O değil de kafalarına bizim evin anahtarını atacaktım eve gidin be! diyerek.
gfjndlkfngdlng
Suç benim. Vaktim var bari gidip geçen haftanın notlarını okuyayım diye neden sınıfa çıktım ki git bi kafede otur di mi?
O değil de kafalarına bizim evin anahtarını atacaktım eve gidin be! diyerek.
gfjndlkfngdlng
16 Aralık 2012 Pazar
Ben bugün... - 1.
Burası madem benim günlüğüm diyorum ki daha düzenli ve her gün yazayım. Çocukken defter günlüklerime yazdığım gibi olsun. Hem o geri döndüğünde blogumu da okur her anımı bilir.
Sen şimdi diyebilirsin ki "kızım deli misin çocuğa ayrı bir yere kağıtlara yazsana." Yazıyorum da olsun işte hazır ona yazıyorken blogumdan da uzak kalmayayım. Hem belki sonunda istediğim kıvama getiririm burayı.
Aslına bakarsan her günüm birbirinin aynı şeklinde geçiyor ama olsun her gün hatırlanmaya değer sonuçta.
O kadar çene yaptıktan sonra bak ben bugün neler yaptım.
Pazar gününün en orta yerinde olan 2-4 arası dersime gittim. Mecidiyeköy sarı kırmızıydı. Keşke hafızımda burada olsaydı dedim. Olsun daha gidilecek çok derbi var diyip kendimi avuttum.
Ders çıkışı Aylinimle seneler sonra birlikte Akmerkez'e gittik ki kendisi seneler önce Akmerkez'deki hikayemizi yazmış. Okuyup kocaman sırıttım! Tıktık
Hafızım aradı, 3dk kadar konuşabildik. Daha 1hafta olmadı gideli ama bana o kadar uzun zaman gibi geliyor ki. Hobbit nasıldı diye sorunca bir burkuldu içim. Onca zaman bekledik o askere gitti. Olsun.
Evlerimize hem bu kadar yakın olup hem de bu kadar ters yönde olan AVM'ye alışık olmadığımızı ve girmemiz gereken mağazalar burada değil diyerek çıktık Metrocity'e gittik.
Kışı seviyorum evet ama insanları avm'ye sürüklüyor. :(
Gerekli alışverişler yapıldıktan sonra oturduk, yorgunluk kahvelerimizi içtik.
Aklım bir yandan maçta bir yandan da totem yapma derdindeyim.
HAHA! Bu sefer de işe yaradı. Kızsam mı bilmiyorum da izlemediğim her kritik maçı alıyoruz abi bu nedir? dfkngdflkngdklfg
Sonrasında evlere dağıldık işte.
Aaa bu arada girdiğim banka sınavı sonucu açıklanmış. Küfürler eden 10binlerden biri de benim.
Sokayım böyle işe.
İyi geceler sayın bunu okuyan. Öpcükler! ^^,
Sen şimdi diyebilirsin ki "kızım deli misin çocuğa ayrı bir yere kağıtlara yazsana." Yazıyorum da olsun işte hazır ona yazıyorken blogumdan da uzak kalmayayım. Hem belki sonunda istediğim kıvama getiririm burayı.
Aslına bakarsan her günüm birbirinin aynı şeklinde geçiyor ama olsun her gün hatırlanmaya değer sonuçta.
O kadar çene yaptıktan sonra bak ben bugün neler yaptım.
Pazar gününün en orta yerinde olan 2-4 arası dersime gittim. Mecidiyeköy sarı kırmızıydı. Keşke hafızımda burada olsaydı dedim. Olsun daha gidilecek çok derbi var diyip kendimi avuttum.
Ders çıkışı Aylinimle seneler sonra birlikte Akmerkez'e gittik ki kendisi seneler önce Akmerkez'deki hikayemizi yazmış. Okuyup kocaman sırıttım! Tıktık
Hafızım aradı, 3dk kadar konuşabildik. Daha 1hafta olmadı gideli ama bana o kadar uzun zaman gibi geliyor ki. Hobbit nasıldı diye sorunca bir burkuldu içim. Onca zaman bekledik o askere gitti. Olsun.
Evlerimize hem bu kadar yakın olup hem de bu kadar ters yönde olan AVM'ye alışık olmadığımızı ve girmemiz gereken mağazalar burada değil diyerek çıktık Metrocity'e gittik.
Kışı seviyorum evet ama insanları avm'ye sürüklüyor. :(
Gerekli alışverişler yapıldıktan sonra oturduk, yorgunluk kahvelerimizi içtik.
Aklım bir yandan maçta bir yandan da totem yapma derdindeyim.
HAHA! Bu sefer de işe yaradı. Kızsam mı bilmiyorum da izlemediğim her kritik maçı alıyoruz abi bu nedir? dfkngdflkngdklfg
Sonrasında evlere dağıldık işte.
Aaa bu arada girdiğim banka sınavı sonucu açıklanmış. Küfürler eden 10binlerden biri de benim.
Sokayım böyle işe.
İyi geceler sayın bunu okuyan. Öpcükler! ^^,
12 Aralık 2012 Çarşamba
6 Aralık 2012 Perşembe
İstanbul Efendisi ve büyük buluşma!
Naber yavrum?
Oyuna gideli bir hafta oluyor ama yazamadım işte.
Yoğunluktan da değil hani, üşengeçlikten valla.
Ama bu oyun daha bir özel.
Çünkü ailece gittiğimiz ilk oyun. Artı yanımızda misafirimiz biricik hafızım da vardı.
Kehkehkeh.
Şehir Tiyatroları İstanbul Efendisi için şöyle yazıyor,
Engin Alkan'ı TRT'de oynadığı 7.Numara adlı dizide tanımıştım. O zamandan beri çok çok çok severim. Ayakta alkışlanacak insan! Bu sezon hem oynadığı hem yönettiği iki oyunda da kendisine hayran kaldım! Emeğine yüreğine sağlık. (Tarla Kuşuydu Jüliet'e de kesinlikle gideceğim! )
Bunları söyledikten sonra oyunun diğer oyuncuları hakkında da söz etmezsek olmaz.
Sevinç Erbulak'ı ve Çağlar Çorumlu'yu ilk defa sahnede izledim. Çağlar Çorumlu'nun oyunculuğu dillere destan. Bayıldık ailece.Komik. Çok komik.
İzlediğim oyunlar hakkında spoiler vermemeye çalışıyorum ki meraklan ve git diye. Bundan önceki yazımdaki oyunlara da gidin dedim ama senin için biraz hatrım varsa cidden git bu oyuna. BAYILACAKSIN!
Bir itirafta bulunayım, ben biletleri Lüküs Hayat için almıştım taa ekim ayının başında. Kasım başı mail geldi. Oyun programında değişiklik diye. Belki biliyorsundur. Zihni Göktay rahatsızlandı. Acil şifalar diliyorum kendisine. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur. O sebeple Lüküs Hayat biletlerimiz İstanbul Efendisi'ne döndü. Ailecek ilk defa tiyatroya gidecektik. Oyun hakkında olumsuz bir yazıya hiç denk gelmedim. Bir de Engin Alkan yönetmen olunca tamam dedim sorun yok.
Ama diyorum ya sana git bu oyuna. Arkadaşlarımı ayarlayabilirsem ben bir daha giderim diye düşünüyorum.
Kağıthane Sadabat Sahnesi'nde izledik biz. Genişçe bir salon. İyiydi.
Oyundan çıktığımızda gülmekten yüzümdeki tüm kaslar ağrıyordu.
Dedim ya sana spoiler yok diye. Git izle, gül-eğlen beni hatıla.
Gelelim o akşamın bombasına.
Lüküs Hayat'a ailece gitme konusunda önce kardeşim semito ve hafızımla birlikte gitmeyi planlıyorduk ama babam böyle bir şey teklif edince, "benim daha önceden başka bir arkadaşımla planım vardı ona ayıp olacak." diyince annem konuya el attı : Arkadaşında gelsin. Arkadaşım diye bahsettiğimin kim olduğunu bildiğinden bir şey çaktırmadı babama.
Oyun günü gelince de oyuna 20dk kala oyuna gittik, bizden bir 5 dakika sonra da hafız geldi.
Ailemden sana çok bahsetmedim galiba. Sanırım bir yazımda babamda bahsetmiştim. Ters bir tepki vermeyeceğini biliyordum. Adam pamuk şeker. Hafızı şöyle bir süzdü, tanıştı. Ha ertesi gün bana bir sürü soru sordu tabi dfjkgdjngdjkfng. Olsun. Annem göründüğünün aksine inanılmaz çekingendir. Oyuna girmeden ve oyun arasında az biraz sohbet etti. Ertesi gün tabi başımın etini yedi çocukla çok konuşamadım, ayıp oldu vs diye. jfbgjdkfbgdjkgn Sana diyorum ailecek deliyiz.
Babam : Kızım dün akşamki arkadaşın .................(20dk sonra) nereden arkadaşın?????????
Ama sandığımdan, düşündüğümden çok çok çok daha güzel geçti.
Bir önceki hafta da ben onun annesi ve teyzesiyle tanışmıştım ondan da upuzun bir post olur da yazmıyorum. Nazar!
Anlayacağın 2012 yılı bitmeden ve bitanem askere gitmeden ailemle tanıştırabildim. Benim de çılgın projem buydu işte! ldfgnlkdfngdlng
Askerlik dedim de, ayın 12sinde askere gidecek hafızım.İlk defa bu kadar uzun süre ayrı kalacağız. O yokken kendimi öncelikle derslere sonra da tiyatroya, sinemaya veririm sanırım. Sonra da gelir sana anlatırım...
Eh akşam akşam bu kadar çene yeter.
Yazılar ayda 1e düştü. En azından yaşadığımı biliyorsun.
Meraklanırsan twitterıma ve müzik kutum olan tumblra bak kesinlikle yaşam belirtisi göstermişimdir.
Hadi öptüm kocaman.
İyi geceler. ^^,
Oyuna gideli bir hafta oluyor ama yazamadım işte.
Yoğunluktan da değil hani, üşengeçlikten valla.
Ama bu oyun daha bir özel.
Çünkü ailece gittiğimiz ilk oyun. Artı yanımızda misafirimiz biricik hafızım da vardı.
Kehkehkeh.
Şehir Tiyatroları İstanbul Efendisi için şöyle yazıyor,
| Kendine damat beğenen bir baba kızının başka birini sevdiğini öğrenirse ne yapar? Savletî Efendi, kızının gönlüne yön vermek için cinlere perilere bel bağlamıştır... Musahipzade Celâl, İstanbul Efendisi ile Osmanlı'nın Lale Devri'nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor. |
Bunları söyledikten sonra oyunun diğer oyuncuları hakkında da söz etmezsek olmaz.
Sevinç Erbulak'ı ve Çağlar Çorumlu'yu ilk defa sahnede izledim. Çağlar Çorumlu'nun oyunculuğu dillere destan. Bayıldık ailece.Komik. Çok komik.
İzlediğim oyunlar hakkında spoiler vermemeye çalışıyorum ki meraklan ve git diye. Bundan önceki yazımdaki oyunlara da gidin dedim ama senin için biraz hatrım varsa cidden git bu oyuna. BAYILACAKSIN!
Bir itirafta bulunayım, ben biletleri Lüküs Hayat için almıştım taa ekim ayının başında. Kasım başı mail geldi. Oyun programında değişiklik diye. Belki biliyorsundur. Zihni Göktay rahatsızlandı. Acil şifalar diliyorum kendisine. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur. O sebeple Lüküs Hayat biletlerimiz İstanbul Efendisi'ne döndü. Ailecek ilk defa tiyatroya gidecektik. Oyun hakkında olumsuz bir yazıya hiç denk gelmedim. Bir de Engin Alkan yönetmen olunca tamam dedim sorun yok.
Ama diyorum ya sana git bu oyuna. Arkadaşlarımı ayarlayabilirsem ben bir daha giderim diye düşünüyorum.
Kağıthane Sadabat Sahnesi'nde izledik biz. Genişçe bir salon. İyiydi.
Oyundan çıktığımızda gülmekten yüzümdeki tüm kaslar ağrıyordu.
Dedim ya sana spoiler yok diye. Git izle, gül-eğlen beni hatıla.
Gelelim o akşamın bombasına.
Lüküs Hayat'a ailece gitme konusunda önce kardeşim semito ve hafızımla birlikte gitmeyi planlıyorduk ama babam böyle bir şey teklif edince, "benim daha önceden başka bir arkadaşımla planım vardı ona ayıp olacak." diyince annem konuya el attı : Arkadaşında gelsin. Arkadaşım diye bahsettiğimin kim olduğunu bildiğinden bir şey çaktırmadı babama.
Oyun günü gelince de oyuna 20dk kala oyuna gittik, bizden bir 5 dakika sonra da hafız geldi.
Ailemden sana çok bahsetmedim galiba. Sanırım bir yazımda babamda bahsetmiştim. Ters bir tepki vermeyeceğini biliyordum. Adam pamuk şeker. Hafızı şöyle bir süzdü, tanıştı. Ha ertesi gün bana bir sürü soru sordu tabi dfjkgdjngdjkfng. Olsun. Annem göründüğünün aksine inanılmaz çekingendir. Oyuna girmeden ve oyun arasında az biraz sohbet etti. Ertesi gün tabi başımın etini yedi çocukla çok konuşamadım, ayıp oldu vs diye. jfbgjdkfbgdjkgn Sana diyorum ailecek deliyiz.
Babam : Kızım dün akşamki arkadaşın .................(20dk sonra) nereden arkadaşın?????????
Ama sandığımdan, düşündüğümden çok çok çok daha güzel geçti.
Bir önceki hafta da ben onun annesi ve teyzesiyle tanışmıştım ondan da upuzun bir post olur da yazmıyorum. Nazar!
Anlayacağın 2012 yılı bitmeden ve bitanem askere gitmeden ailemle tanıştırabildim. Benim de çılgın projem buydu işte! ldfgnlkdfngdlng
Askerlik dedim de, ayın 12sinde askere gidecek hafızım.İlk defa bu kadar uzun süre ayrı kalacağız. O yokken kendimi öncelikle derslere sonra da tiyatroya, sinemaya veririm sanırım. Sonra da gelir sana anlatırım...
Eh akşam akşam bu kadar çene yeter.
Yazılar ayda 1e düştü. En azından yaşadığımı biliyorsun.
Meraklanırsan twitterıma ve müzik kutum olan tumblra bak kesinlikle yaşam belirtisi göstermişimdir.
Hadi öptüm kocaman.
İyi geceler. ^^,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
