22 Ağustos 2011 Pazartesi

sevgili günlük vol.9 geçen hafta babam gidince

Geçen hafta çarşamba babam bir süpriz yaparak, önemli toplantılarının bittiğini ve anneme süpriz yapmak için Sinop'a gideceğini söyledi ve çarşamba akşam otobüsüyle gitti.

Son 3 yazdır ağustos ayında 15-20 gün evde tek kaldığım için evi ve beni sağlam bulduğu için gözünün arkada kalmayacağını söyledi.
Tabii ki ev sağlam kalır evde kaldığım olmuyor çünkü. fıohgıfgjfgolıjdg

Evde tek kalmayı fırsat bile ben hemen kendimi sokaklara attım.
Hafta içi pandam çalıştığı için önümüzdeki hafta iş seyahati için Ankara'ya sonrasında bayram için Samsun'a gideceği için hemen hemen her akşamı birlikte geçirelim dedik.
Çarşamba akşam Maçka.
Perşembe meleğimin doğum günü.
Önce Fransız Sokağı sonra Asmalı derken Asmalı'nın bu hali herkes gibi benim de içimi acıttı. Issızdı lan. Sokarım böyle karara. Neyse.
Cuma ise beklenen gün.
HAFTA SONU HAFTA SONU !!!

Cuma günü pandam işteyken ben evde harıl harıl yemek yaptım : Hünkar beğendi.
En alengirli en güzel yapabildiğim yemeklerden bir tanesi. Pandam isteyince kolları sıvadım.
Bir de süpriz olarak kurabiye yaptım.
Hepsi süper oldu. Pandam pek beğendi.

Cumartesi uykuyu biraz abartınca kahvaltı yapmamız 4ü buldu tabi.
Sonrasında muhabbet, biraz dizi, bolca kahkaha derken akşam Ortaköy.
Ortaköy her zamanki gibi kalabalık. Hafta sonu ve yaz sıcağının etkisiyle daha da kalabalık !
Trafik desen hep aynı hep aynı.
Ama olsun yanımda o varken hiç biri sorun değil ki.

Pazar güne biraz daha erken başlamaca.
Önce nereye gideceğimizi söylememece süpriz yapmaca.
Akşama Kalamış.
Tabii ki Galatasaray Tesisleri.
Sülale muhabbeti.
Bunda bile ailelerimizdeki benzerlikleri bulma, gülme.
Gece eve dönüşte bindiğimiz taksinin köprüde kalması. Taksiyi itmesi benim panik olmam, taksici abinin "abla sen de amma korktun yea" diyip gülmesi, benimkisinin, " o biraz evhamlıdır." diyip sırıtması.
Ağzını yüzünü ısırırım senin ulan !

Sonrasında bugün.
Ben hala daha günler nasıl bu kadar çabuk geçti anlamış değilken kozmosa ne kadar teşekkür etsem az.
Nazar değer korkusuyla şuraya yazdıklarım okuyanlara sıradan gelebilir ama o kadar güzel ki o kadar benim içimde ki.
İnsanların ilişkileri arasında kıyaslama yapmasına delice kızan ben bu sefer bir şeylerin harbiden farklı olduğunun bilincindeyim.

- Bu yaşlar hep böyledir bik bik bik.
- Ay hep bütün ilişkiler insana öyle gelir gev gev gev.
- Bütün erkekler aynıdır vs. vs.

gibi salak söylemlerinizi lütfen bi tarafınıza sokun.
Tutarsız ilişkileriniz ve her adama aynı komplike sevişleriniz size kalsın.



Neyse.
Bu da böyle bir yazı olsun.
Hafta başlangıcı böyle olsun.

13 yorum:

  1. çok güzel bi yazı olmuş resmen aktı gitti.

    Asmalının o halini henüz görmmedim görmek te istemem off :(

    YanıtlaSil
  2. Çoooook teşekkür ederim Mia'mm (:

    YanıtlaSil
  3. "Nazar değer korkusuyla şuraya yazdıklarım okuyanlara sıradan gelebilir ama o kadar güzel ki" demişsin ancak bu yazdıkların benim gibi insanlar için öylesine muhteşem şeyler ki yani nasıl anlatsam bilemiyorum, bir kızla 4 senedir ilişkim var ama bu kadar çok yer gezip böylesine güzel zaman geçirdiğimiz bir anım bile yok maalesef ve ben böylesine uyumlu, birlikte güzel zaman geçiren çiftleri görüp duydukça okudukça hem hayran oluyorum hem de hayret ediyorum çünkü normal olmayan benim ilişki düzenim, böyle şeyler sence sıradanken bence muhteşem.

    Farklı insanlar farklı hayatlar...

    YanıtlaSil
  4. Sıradan değil hayır.
    Etrafta sadece güzel ilişkilere lanet eden bir güruh var, onların nazarından korunmak amaçlı böyle yazıyorum.
    (:
    Saçma belki ama evet nazardan çok korkuyorum.
    Ayrıca 4 yıllık bir ilişkide normal olmayan nedir ki ? Anlayamadım.
    (:

    YanıtlaSil
  5. 4 yıldır sürüyorsa her şey olmasa bile çoğu şey yolunda gidiyor ki ilişkiniz 4 yıldır sürüyor mu demek mi istedin "4 yıllık bir ilişkide normal olmayan nedir ki?" diye sorarak?

    YanıtlaSil
  6. Sürüyor evet, birbirimizi çok seviyoruz ama birlikte verimli zaman geçiremiyoruz, hep aynı şeyler, hep aynı mekanlar sıkıyor beni, bunalıyorum bazen ve farkındayım o da bunalıyor. O, aynı şeylerden kolay kolay sıkılmıyor ama ben bir alışveriş merkezine bir kez gittiğimde nasıl olsa her gün vitrinleri ve raftaki ürünleri değiştiremezler mantığıyla bir dahaki gidişimde değişimi hissedebilmek adına o alışveriş merkezine tekrar gitmek için 1 ay bekleyen biriyim, olay bundan ibaret. Tabii bu monotonlukta yaşadığımız şehrin de büyük etkisi var, İzmir, o herkesin içini bilmeden uzaktan hayran olduğu lanet şehir, her geçen gün ömrümü biraz daha yiyor!!!

    YanıtlaSil
  7. Ah ama yapma İzmir !
    Ama tabii içi seni dışı beni yakar olayı.
    Oturduğum yerden Güzin ablalık yapmak istemem ama madem sıkıldığınız şeyleri biliyorsan bunların farkındaysan bir şeyler yapabilmek de senin elinde bunu da biliyor olmalısın.
    Verimli zamandan kasıt ille her buluştuğnuzda bir yerlere gitmek, muhabbet etmek olmamalı.
    Birlikte bi şeyler yapın.
    Bir kursa gidin.
    Yeni bir dil öğrenin.
    Ahhh gece gece aklıma gelmiyor şimdi.
    Tabii verdiğim bu örnekleri 4 sene içinde yapmış olma olasılığınız da var.
    Bilemedim.
    Farklı bi şeyler bulun.
    İstiyorsanız, bulursunuz.
    (:

    YanıtlaSil
  8. Şimdi ben bu blogu baştan sona okursam zor olur, burdaki nickleri bi şöyle alsam kim kimdir şeklinde :F

    valla son 3 ay çok tembellik ettim hiç blog okumadım nolur beni affet webam telafi edicem!

    bu arada sen ne iş yapıyosun? beni yanına stajyer alsana :F

    YanıtlaSil
  9. Leah, ehehe canım ya !
    Sen iste hemen kısa özet geçeyim.
    Benim hayatım pek alengirli değil.

    Pandam, sevgilim.
    Sev, kuzenim.
    Meleğim, en yakın arkadaşım.
    Bu kadarcık. (:

    Ha bir de ben işten çıktım be yavrum, sen bana iş bulsana.
    :((

    YanıtlaSil
  10. Hemen bulalım beybi. Hangi departman olsun.
    Ne mezunusun?
    Ay valla cvnizi atın bana ben danışmanlarıma şaapiyim onu :D

    YanıtlaSil
  11. Şaka yapma bana ciddiye alalım fena işsizim bu ara Leah !
    Dur ben sana mailden ulaşayım ahahah. :D

    YanıtlaSil

Üşenmeyip yorumladığın için teşekkürler. (: