14 Nisan 2009 Salı

ayık kafayla saçmalayan insan.

Ve sonunda iyi-kötü vizeler biter. Ufak ufak sonuçlar açıklanır. Esasına bakılırsa pek de iç açıcı değil bu vizedeki notlar. Ortalamanın az üstü diyelim konu kapansın.

Vakitsizlikten mi üşengeçlikten mi bilemiyorum şu sıra yazamamak çok canımı sıkıyor. Paslandığımı hissediyorum.

Hayatımdaki en güzel 5 günü yaşadım cumadan bu yana. Her günüm böyle geçse dediğim 5 gün. (:
Kafamı kurcalayan herşeyden yavaş yavaş kurtulmak ne kadar güzel bir hismiş; tekrar öğreniyorum.
Mevsim değişikliğinden midir nedir yoksa her an programı doluluk mu diyelim buna bilmiyorum birşeyleri aksatmak bana göre değil. Okunması gereken yazılar, cevaplanması gereken mailler, alınıp okunması gereken kitaplar,buluşulması gereken sevgili, alışverişe çıkılması gereken anne, ihmal edilmiş bir melek ve sadece tek bir Seda. Pazara kadar bunların hepsine bol bol vakit ayıracağım.

"... ve değiştirmek isteyip de değiştiremediğim o kadar çok şey var ki."

indirip dinlemem gereken bir dolu albüm çıktı yahu. -korsana hayır, evek haklısınız.-

Edebi amaçlarla başlamadığım için bu bloğa bu yazıyı da edebi bir çerçevede yazmadım kusura baksanız bile umrumda olmayacak bu kadar da ukalayım işte.

Her zaman dediğim gibi, insanın süpersonik bir sevgilisi olması kadar güzel bir şey yok şu dünyada.

Nazardan korkarım ayrıca ben.
Renkli gözlüklerin daha çok nazarı değermiş. Bilmeyenler öğrensin.

Geçmişim peşime mi düştü bilmem ama eski sevgiliyle yeni sevgilinin aynı ortamda olması pek fena bişey be hafız. Düşman başına.
Özel hayatımı fazla deşifre etmek istemiyorum.

Geçen sene bu zamanları düşünüp yaptığım hıyarlıklardan - evet hıyarlıklardan !- dolayı kendime kafa atasım geliyor.

İnsanın yatağının altında her an ıslak bir kızılcık sopası olması. Ne zaman lazım olacağı belli olmaz çünkü. Benden size tavsiye olsun.

Bahis, poker gibi atraksiyonlar bana gelmezmiş şu 10 günde bunu anladım.

İktisatlı olmak lazım.!

İktisat demişken hem iktisat hem de işletme dersime giren hocam aldığım notlardan dolayı beni nasıl azarlıyacak pek merak içerisindeyim.

Bazen kürkçü dükkanı gibi hissediyorum kendimi.

Herkese iyi geceler.

4 Nisan 2009 Cumartesi

vizeler.!

2 haftalık vize sınavının ilk haftasından tam kurtuldum derken baya büyük bir ayrıntıyı unutmuşum.!

AÇIK ÖĞRETİM SINAVIM !

Allah'ım sen beni kurtar şu sınavlardan.
Eskiden olduğu gibi sabahlara kadar tek oturma sebebimin sevgilimle konuşmak ya da mesajlaşmak ve arkadaşlarımla geyik çevirme olduğu günleri çok fazla özlüyorum. böhüğ.

şaka bir yana tek olumsuzluk bunlar olsun.
uykusuz kalma sebebim derslerim olsun.
eskisi gibi dertler sorunlar hiç bana yakın olmasın.
daha doğrusu bize.
hatta ve hatta kimseye (:
hayatım son en mutlu 2 ayını yaşıyorum.

herkese iyi hafta sonları.!

21 Mart 2009 Cumartesi

neden ?!


ben neden sevgilime,

Bensiz neden Taksim'e gidiyorsun ?
Yanında neden o var ?
O kim ben tanımıyorum ?!
MSN'deki şu hatun kim ?
Facebookta resminin altına yorum yazan kız kim ?

diye tripler atamıyorum lan ?!


iyiki de atmıyorum. (:

9 Mart 2009 Pazartesi

piller bazen karizmayı kurtarır. .löl

alkalin piller üzerine bir delinin evinde geçen kopuk bir muhabbet...

Olay şöyle gerçekleşmiştir :
Kod adı ev ortamında Sed olan hanım kızımız pil şarj aletinde 2 adet duracell pil görür ve dehşet içinde kod adı Bab olan babasına döner ve şu muhabbet geçer;

Sed : Bab, duracell piller şarj olan pil değil ki ?
Bab : Eee ama Sevinç şarj edilebileceğini söyledi. Üzerinde öyle yazıyormuş kızım ben ne bileyim. İngilizcem mi var benim.
Sed : ya bab saçmalama üstünde öyle bişey yazmıyo.! Allah'ım ya

içerlerden bi ses,

Anne : sen koskoca İngilizce öğretmeninden iyi mi bilceksin ?! İngilizce'yi yedin bitirdin sanki bi de Fransızca'ya başladın ama nerdeeee.!

Sed bu olaya pek içerleyerek odasına döner ama babasıyla inatlaşması bitmez babası da pilleri şarj aletinden alır akşam Sevinç'e tekrar sormak için ortalık bir yere koyar.

günün ilerleyen saatlerinde Sev kod adlı Sevinç eve geldikten sonra dönen muhabbet;

Bab : Sevinç kızım bu piller dolan pil değilmiş bizim eşşek sıpası öyle diyor bi daha baksana.
Sev : A-aa sahiden de dolan pil değilmiş enişte aceleyle yarım yamalak bakmıştım zaten. :s

içerlerden zafer nidaları atan bir ses;

Sed : ya demek ki neymiş ben İngilizce'yi yemiş yutmuşum sırada Fransızca varmış. ahahahhah.



böyle bir anımı sizlerle paylaşmak istedim. teşekkür ederim. sdpfoıjklsdjfg



bu arada, geç de olsa
Tüm dünyanın Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun efenim.


7 Mart 2009 Cumartesi

kaybolmaca.

10 gün nete girme,
daha sonra bloga aktarırım diye yazdığın yazıları kaybet,
blog sayfanı açınca ' hönk! ' diye kal.

düzensizlik diz boyu.